29 Nisan 2015






Başbakan Tayyip Erdoğan, bir açılışta Piri Reis haritası hakkında şöyle demişti:


Erdoğan, Marriot Otel'deki “Piri Reis'ten Katip Çelebi'ye Osmanlı
Haritaları” sergisini açılışında yaptığı konuşmada, 16. yüzyılda Piri
Reis tarafından adeta uydudan çekilmiş gibi son derece şaşırtıcı bir
doğrulukta
hazırlanan haritaların, Katip Çelebi'nin eskiz çalışmalarının
o dönemde Osmanlı Devleti'nin gücünü ve vizyonunu göstermesi bakımından
son derece önemli olduğunu söyledi.


Belli ki Erdoğan bunları söylemeden önce Piri Reis haritasına
bakmamıştı. Baksaydı Piri Reis haritasının uzaydan çekilmiş gibi
olmadığını görecekti.



Eskiden 10 Liralık banknotların arka yüzünde bulunduğundan yıllarca cebimizde taşıdığımız Piri Reis haritası, internet
sağolsun bugün de birkaç tık ötede… Aşağıdaki haritayı Wisconsin
Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Steve Dutch'ın izniyle kullanıyorum.
Dutch, burada siyah renkli günümüz dünya haritasının üzerine, karşılaştırmak kolay olsun diye mor renkle Piri Reis haritasına göre kıyıları çizmiş. İlk bakışta özellikle Batı Afrika, İber Yarımadası ve Güney Amerika
kıyıları ana hatlarıyla doğru çizilmişken, ayrıntılara bakıldığında
birçok hata göze çarpıyor. Ayrıca Kuzey Amerika kıyılarında ve Güney
Amerika'nın güneyinde ciddi hatalar var. Bunları haritanın üzerinde
belirttim.


Mehmet Ali Kılıçbay da bu harita hakkında bilgi veriyor:


Piri Reis'e gelince, acaba o ünlü Amerika haritasını nasıl yapmış
olabilir? Bunun için öncelikle Amerika'ya gitmesi ve kıyıları bizzat
dolaşması, kara içlerine girip ölçümler yapması gerekirdi. Ama Piri Reis
Amerika'ya gitmemiştir. […] Piri Reis, bu haritayı, başta
Colombus'unkiler olmak üzere, Batılı denizci ve kartografların
yaptıkları haritaları birleştirerek elde etmiştir. Zaten kendi de bu
haritayı “20 kadar haritayı telif ederek” ortaya çıkardığını
söylemektedir. Piri Reis'in haritası, “adeta uydudan çekilmiş gibi son
derece şaşırtıcı bir doğrulukta” değildir. Çok fazla yanlış
içermektedir. Birkaç tanesini örnek vermek üzere, haritanın ızgaraları
yanlış yerleştirilmiştir
, çünkü çok sayıda harita bir araya getirilince
bu kaçınılmazdır. Colombus, Hindistan'a gittiğini sandığından Cipangu'yu
(Japonya), haritasında Meksika Körfezi'nin karşısına koymuş, Piri Reis
de bunu aynen tekrarlamıştır. Virgin adalarına iki kere yer vermiştir.
Üstelik haritasında ciddi bir eksen kayması vardır, böylece Antarktika
sanılan yer aslında Brezilya'nın güney, Uruguay ve Arjantin kıyılarıdır.
[Habertürk. Vurgular bana ait.]


Evet, Osmanlı coğrafi keşiflere katılmadı. Ancak
görüyoruz ki Piri Reis yine de çağının güncel coğrafya bilgilerini
edinmiş, görmediği yerlere ait bilgileri uydudan görüleceği şekilde
değilse bile çağına göre şaşırtıcı bir doğrulukla bir araya getirmeyi
başarmış ve Osmanlı'nın kullanımına sunmuş. Bu, Piri Reis'in önemli bir
başarısı.


Peki, ondan sonrakiler ne yaptı?


Bunu da Celâl Şengör'den okuyalım:


YIL 1770: Bâb-ı Âli nezdindeki Fransız elçisi, Türk dostu Comte de
Saint-Priest, Kont Orloff komutasındaki Rus Baltık donanmasının Ege'de
Osmanlı donanmasına saldırmak üzere harekete geçtiğinin istihbar
edildiğini Osmanlı hükümetine bildirir. Toplanan Osmanlı vezirleri
Akdeniz kapalı bir deniz olduğu için (!) Rusların gelmesinin mümkün
olamayacağı kararıyla tedbiri gereksiz görür.
Ruslar gelip donanmamızı
Çeşme limanında imha ederler. Bunun üzerine aynı cahiller grubu,
İstanbul'daki Venedik balyozuna bir nota vererek, Venediklilerin Avrupa
içinden bir kanal kazıp Ruslar'ın gelmesine imkân verdikleri için

Venedik Cumhuriyetini protesto ederler. [Cumhuriyet Bilim Teknik, 21
Ocak 2006. Vurgular bana ait.]


Kim bilir Venedik Balyozu bu notaya ne kadar gülmüştür.


Ancak, Piri Reis'in haritasını yapmasından 250 sene sonra bu haritadaki bilgiyi kullanmaktan aciz devlet adamlarımızın olması bizim
açımızdan acıklı.


O günlerde bir karar vermeden önce bir haritaya bakmayan vezirlerimiz
varken, bugün bir belge hakkında konuşmadan önce o belgeye bakmayan
başbakanımız var. Birkaç yıl önce de bir başbakan yardımcımız,
televizyonda Maldiv Adaları'nın yerini bilmediğini söylemişti.


Aslında Erdoğan aynı konuşmasında bir doğruyu dile getirmişti:


Piri
Reis gibi, Katip Çelebi gibi dehalara sahip olan bir millet, onların
hatırasına sahip çıkmalı, onların vizyonuyla hareket etmeli, onların
izinden yürümelidir.


Evet, bunun için hiç değilse yaptığı haritaya bir bakalım.
Ayrıca onun kendi devrinde yaptığını yapalım: Hem ülkemizin hem de
dünyanın coğrafyasını doğru dürüst öğrenelim.

(Eski bir yazımın elden geçirilmiş halidir.)